Uzay-fizik

Karanlık Enerji Nedir

Karanlık Enerji ve Karanlık Madde Nedir

Gözlemlenebilen evreni karanlık enerji, karanlık madde ve sıradan madde oluşturmaktadır. Gözlemlenebilen evrende karanlık enerjinin, karanlık maddenin ve sıradan maddenin belli başlı oranları vardır. Evrende karanlık enerjinin oranı hem karanlık madde oranının hem de sıradan madde oranının toplamının iki katından fazladır. Gözlemlenebilen evrenin %68,3 oranını karanlık enerji oluştururken %26,8 oranını karanlık madde ve %4,9 oranını ise sıradan madde oluşturmaktadır.

Dolaylı Gözlem ve Doğrudan Gözlem Nedir

Karanlık madde parçacıklarını ayrıntısına kadar araştırıp niteliklerini öğrenmek için bazı bölgelerden pek çok araştırma yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Bu konu üzerinde yapılan araştırmalar ikiye ayrılıyor: Dolaylı gözlem ve doğrudan gözlem. Genelde yer altına inşa edilmiş laboratuvarlarda yapılmış gözlemlere doğrudan gözlem denir. Sebebi ise parçacıkları detektörün içindeki atomlardan saçılmaları belirlenmeye çalışılır. Karanlık madde parçalarının bozulması ya a yok olması esnasında oluşabilecek ürünlerin araştırılmasına da dolaylı gözlem denir.

Karanlık Enerji Nedir

Karanlık enerji; astronomide, astrofizikte, fiziksel evrenbilimde, gök mekaniğinde, galaksileri birbirlerinden uzaklaştırdığı ve evreni sürekli genişlettiği bilinen kozmolojik alanda verileri açıklayan bir tür enerji çeşididir.

Karanlık enerjinin gözlemlenebilir evrendeki yoğunluğu 1,67 x 10-27 kg/m3 iken güneş sisteminde güneşe yakın en büyük on altıncı gök cismi olan Plüton’un yörüngesi ile arasında kalan kısmındaki karanlık enerji miktarının ağırlığı yaklaşık 6 ton olarak biliniyor. Karanlık enerji uzayda karanlık madde ve sıradan maddeden farklı olarak uzaya homojen olarak yayılmaktadır.

Karanlık enerjinin oluşumuna dair en önemli veri, evreni sürekli genişletmesiyle beraber bu işi yaparken genişleme hızını arttırmasıdır. Kütle çekim kuvvetinin cismi birbirine doğru çekmesi pozitif bir anlam ifade ediyorsa karanlık enerji varlığı negatif bir kaynak olduğu anlamına gelir.

Karanlık enerji varlığının kanıtlarından biri de evrenin şeklinin düz olmasıdır. Fakat evrenin şeklinin düz olabilmesi için evrendeki enerji yoğunluğunun kritik yoğunluk derecesine eşit olması gerekmektedir. Ancak madde ve karanlık madde yoğunluğu kritik değerin sadece %30’unu karşılayabilmektedir. Geriye kalan %70’lik kısmı karanlık enerjinin karşıladığı düşünülüyor. Evrenin düz olabilmesi için karşılanan yüzdeler bu şekilde olduğu düşünülüyor.


Karanlık Madde Nedir

Karanlık madde; varlığı yalnız diğer maddeler üzerindeki kütleçekimsel etkisi ile belirlenebilen astrofizikte, elektromanyetik dalgalar ile etkileşim bağı kurmadan kozmolojik ve astronomi alanı üzerindeki gözlemleri açıklamak amacıyla öne sürülen bir çeşit madde türüdür.

Karanlık madde varlığı ancak çevresine verdiği etkilerden dolayı varlığı kanıtlanabilir. Sebebi ise karanlık madde parçacıklarının ışıkla hiçbir şekilde etkileşimi olmadığından doğrudan gözle görülemez. Gözlemlenebilir evrende madde miktarının oranının yaklaşık olarak %84’ünü karanlık madde, %16’sını ise diğer maddelerin karşıladığı düşünülüyor. Günümüzde bazı bölgelerden pek çok araştırma ekibi karanlık madde parçacıklarının niteliğini doğrudan veya dolaylı yollarla belirlenmeye çalışılıyor. Araştırmalar sonucu günümüze kadar karanlık madde parçacıklarının varlığını dolaylı yoldan işaret eden pek çok gözlemsel veri bulunmaktadır.

Gökcisimlerinin içinde bulunan gökadaların merkezine olan uzaklığına bağlı kalarak değişebilen gökadalarının merkezlerinin etrafında dönme hızları değişmenin açıklanabilmesi için yalnızca ışık ile etkileşen madde miktarı gereksinimleri karşılamaya yeterli olmuyor. Bunun sebebi ise ışık ile doğrudan etkileşim olmamasından dolayı karanlık madde parçacıklarıdır. Bu duruma kayıp kütle problemi adı veriliyor.

Karanlık madde varlığı hakkında birçok bölgeden araştırmalar hala devam etmektedir. Gözlemler ile sadece karanlık madde dışındaki maddelerin var oluşuna dayalı kuramsal hesaplar arasındaki uyumsuzluğun nedeni çok az ışık yaydığı için gözlemlenmesi bir o kadar zor olan sıradan maddelerden kaynaklandığı düşünülüyor. Gözlemleri açıklayabilmek için büyük patlama ile üretilebilecek sıradan madde miktarının bir tık üst sınırı vardır fakat bu da gözlemleri açıklayabilecek kadar yeterli değildir.

Newton ve Einstein’ın kütle çekim yasasını değiştirip verileri açıklamaya çalışsa da karanlık madde hipotezinin birçok fizikçinin kabul ettiği söylenebilir. Bir şekilde var oldukları kabul edilen karanlık madde parçacıklarından farklı diğer parçacıklara sadece kütle çekim ve evrendeki dört temel kuvvetten biri olan zayıf nükleer kuvvet sayesinde etkileşen parçacıklar sayılabilir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu